Canan Karatay Kitapları ile Hayatı Değişti!

canan-karatay-kitaplari-ile-degisti

Yani ‘tanıyor` dediysek, lafın gelişi… 

Eminiz, Okan Bey`in yolu şu aralar kentimize düşse, en yakın dostları bile onu tanımakta zorlanır.

Çünkü kendisi, ünlü dahiliye ve kalp-damar hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Canan  Karatay`ın önerdiği beslenme modelini uygulayarak son 1,5 yılda tam 47 kilo verdi. 

Artık fiziksel olarak en az 20 yaş daha genç görünen Çağlar, 

Uyguladığı bu yöntemle sadece kilolarından kurtulmakla kalmadı, yıllardır kullandığı tüm kolesterol ve şeker ilaçlarına da veda etti.

Karatay`ın bir kitabını okuduktan sonra hayatı değişen Okan Bey, şimdi tüm yaşadıklarını kilo problemi olan ya da sağlıklı yaşamak isteyen Datçalılarla paylaşıyor;

Yaşadığı yerin bir ‘sağlıklı yaşam merkezi` haline gelmesi için uğraşıyor.

 

Okan Bey, ne zamandır kolesterol, şeker ve kilo problemi yaşıyordunuz?
Yaklaşık 12 yıl önce kolesterol, 10 yıl önce de şeker problemim baş gösterdi. Evlendikten sonra eşimin çok güzel yemek yapması nedeniyle kilo almaya başladım, 25 yaşından sonra hep kilo problemi çektim.

 

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için mutlaka denemeleriniz olmuştur… Hiç sonuç alamadınız mı?
Akupunktur da dâhil olmak üzere her yolu denedim. Neredeyse gitmediğim meşhur diyetisyen kalmadı. Kısmen kilo vermeyle ilgili sonuçlar aldık ama diyetten sonra verdiğimiz kilolar hep fazlasıyla geri döndü. Şekerim ancak ilaçlarla normalde tutulabiliyordu. İyi kolesterol denen HDL hep düşük çıkıyor, ilaç kullanmama rağmen normal değerlerine gelmiyordu. 140 Kiloyu geçmiştim.

 

Yani size obez denilebilirdi…
Diyabetik ürünlerle beslenmeme, bugünkünden çok daha az yememe rağmen morbid (hastalıklı) obez olmuştum. Ameliyat seçeneklerini düşünmüştüm ama ölüm vakalarını duyduğum için bıçak altına yatmak istememiş, çaresizlik içinde hayatımı kendi akışına bırakmıştım.

 

ANLATTIKLARI AKLIMA YATTI

Prof. Dr. Canan Karatay`ın tavsiye ettiği beslenme şekliyle ne zaman tanıştınız?
Ben okuduğuma ya da duyduğuma değil, gördüğüme inanan bir insanım. Eşim, Karatay Diyeti kitabından bana daha ilk çıktığında bahsetmişti ama kulak asmamıştım. Ta ki bir gün Datça`da bir arkadaşım bizim eve gelene kadar… Arkadaşımın göbeği küçülmüş 8-9 kilo vermişti. Merakla bunu nasıl başardığını sordum, Karatay Diyeti kitabından bahsetti.

 

Ve siz de aynı yöntemi uygulamaya karar verdiniz..
Daha arkadaşımla kahvemizi içerken internetten kitabın siparişini vermiştim bile. Eşimle birlikte kitabı okumaya başladık. Canan Hanım`ın anlattıkları çok aklımıza yatmıştı. İlk defa neyi neden yememiz veya yemememiz gerektiğini öğrenmeye başlamıştık. Birbirimize söz verdik ve 15 Ağustos 2011`de Karatay diyetine başladık.

 

Hepimizin bildiği gibi Karatay, genel geçer beslenme kurallarının çok dışında bir diyet tavsiye ediyor. Kolesterolü, yüksek tansiyonu ve kilo sorunu olan birisi olarak, Karatay diyetine başlarken sağlığınız adına hiç endişe duymadınız mı? Diyete başlamadan önce doktorunuza danıştınız mı?
Doktorumuz mutlaka kolesterol ilacı almam gerektiğini, aksi takdirde kalp krizi geçirme riskim olduğunu söylüyordu. Canan Hanım ise kitabında kolesterolün bir hastalık olmadığını belirtiyor; vücuttaki bazı yangıları düzeltmek için vücudun kolesterol ürettiğini, önemli olanın bu yangının nedeninin bulunması olduğunu ifade ediyordu. Canan Hanım`a inanıp kolesterol ilacını bıraktım; şeker ve tansiyon ilacına devam ettim.

 

ARTIK TATLI İSTEMİYORUM

Uyguladığınız diyetin temel mantığı neye dayanıyor?
Karatay Diyeti glisemik indeksi düşük gıdalarla, belirli bir düzen içinde, doyana kadar beslenme esasına dayanıyor. Prof. Dr. Karatay, kardiyoloji ve dahiliye uzmanı. Bu kitap şeker ve kalp – damar hastası olanlarla kanser olmak istemeyenlerin beslenme biçimini tarif ediyor. Kalori hesabı yok… Uygulaması çok kolay, ara öğünler yok. Bu arada günde en az yarım saat yürüyüş yapmadan kilo vermek neredeyse imkânsız.

 

Uyguladığınız yeni beslenme şeklinin etkisini görmeye ne zaman başladınız?
Diyete başladıktan bir kaç gün sonra günde ortalama 200 gr. vermeye başladım. 1 ayın sonunda 5 kilo verince çok mutlu olmuştum.

 

Bu modeli bir yaşam şekli haline getirmek zor bir iş mi? Yemeyi çok isteyip de yiyemediğiniz gıdalar; sıkıldığınız, zorlandığınız zamanlar olmadı mı?
Ben tatlısız yaşamayan bir insandım. Öylesine ki Gaziantep İmam Çağdaş`tan tepsilerle diyabetik baklava getirtirdim. Bir de yediklerimi hazmettirsin(!) diye günde üç tane Cola Zero içerdim. İlk gün sabah kahvaltısında 5 adet günkurusu kayısı yedim ve o gün tatlı ihtiyacı hissetmedim. Ertesi gün de de aynı şey oldu. Gördüm ki glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenince tatlı yeme ihtiyacı duymuyorsunuz. Sağlıklı beslenme modeline başlayalı 1,5 yıl geçti, canım hiç tatlı istemediği gibi şu anda tatlı yiyenler için de çok üzülüyorum.

 

İLAÇ ALMAYA SON VERDİM

Diyete başladıktan sonra sağlık sorunlarınızla ilgili yeni tetkikler yapıldı mı? Gerçekten bu beslenme şeklini uygulayarak şeker ve kolesterolümüzü düşürmemiz mümkün mü?
Diyete başladıktan 4 ay sonra kan şekerim normale döndü. Marmaris`teki doktorum bunu görünce kullandığım üç şeker ilacından birini bıraktırdı. Bir süre sonra televizyonda kolesterol ilaçlarıyla ilgili tartışmalar başlayınca çok korktuk ve yine doktorumuza gidip gerekli bütün tahlillerimizi yaptırdık. Hayretle gördük ki 12 yıldır ilk defa kolesterol değerlerim ve şekerim normale dönmüş gibi. Bu kez ikinci şeker ilacımı, bir süre sonra da üçüncü ilacı bıraktım. 25.03.2013`de doktorum bana ‘Artık şeker hastası değilsiniz` dedi. Şu anda içtiğim bir tek tansiyon ilacım kaldı.

 

Karatay diyetiyle toplam kaç kilo verdiniz?
Şu an itibarıyla 47 kilo. Yani 2. Derece obezlikten fazla kilolu mertebesine ulaştım. Bundan sonra vereceğim 7 kilo kaldı.

 

Diyetle birlikte spor da yaptınız mı? Bu kiloyu verdikten sonra vücudunuzda bir deformasyon oldu mu?
Karatay`ın beslenme modeline başlarken pilates hocamız Aysun Darcan ile haftada 5 gün pilates yapmak için anlaştık. Vücudumda en ufacık bir çatlak, buruşukluk, deformasyon olmadı. Pilatesten başka, her gün en az yarım saat yürüyoruz.

 

EŞİME TANGO SÖZÜ VERMİŞTİM

Bu işe eşiniz de çok sevinmiştir…
Eşim Nurçin`e 30 -35 kilo verirsem tangoya başlayacağım konusunda söz vermiştim. İyi ki de başlamışız. Şimdi haftanın üç günü yaklaşık 3 saat dans ediyoruz. Hatta 58. yaş günümde Marmaris`te Show bile yaptım.

 

MUCİZE GİBİ BİR ŞEY

Bildiğim kadarıyla, siz Prof. Dr. Canan Karatay`ın önerdiği beslenme şeklini uygulayıp sağlığınıza kavuşmakla kalmamış, Datça`daki çevrenizde de bu diyetle ilgili bir farkındalık yaratmışsınız…
Bir kitap okudum ve yaşamım değişti. Çaresizlik içindeyken mucize gibi bir olay oldu bu… Derken eşimin ve benim zayıfladığımı gören insanlar bizi örnek alıp kilo vermeye başladılar. Yemek yediğimiz yerlerin sahiplerini ‘Karatay Sağlıklı Beslenmesi`ne başlatmakla kalmayıp onlarla birlikte ‘Karatay menüsü` oluşturduk. Datça, sağlıklı yaşam merkezi olma yolunda adım adım ilerliyor, çünkü burada her şeyin doğalını bulmak mümkün…

 

İnsanları, ‘kolesterol iyi bir şeydir` diyen birinin diyetine faydasına inandırmak zor olmuyor mu?
İnsanlarımızın büyük bir bölümü benim gibi okuduğuna veya  duyduğuna değil, gözüyle gördüğüne inanıyor. Zayıflama sürecimizi gören pek çok kişi bizi yakından takip etti. Baktılar ki biz her gün hem zayıflıyor ve sağlığımıza kavuşuyoruz onlar da sonunda başladı. Bu yavaş yavaş yayıldı. Sanırım şu anda Datça`da kilo problemi olup da bizi tanımayan kalmadı. Birçok kilolu insanla bir şekilde bir araya geliyor ve deneyimlerimizi anlatıyoruz.

 

Okan Bey, son olarak şunu sormak istiyorum…

Eğer Prof. Dr. Canan Karatay`ın söyledikleri doğruysa, sizce neden bütün tıp doktorları bunun tam aksini iddia ediyor?
Aslında Canan Hanım ile benzer düşünen doktorlar da var kalan büyük bir kısmı farklı şeyler söylüyor. Düşünsenize bir kitap okuyorsunuz obezlikten kurtuluyorsunuz, yıllarca aldığınız ilaçları bırakıyorsunuz, sizin ilaçla halledemediğiniz problemleri bir doktor yazdığı kitapla hallediyor, yılda içmekte olduğunuz 1000 adet kolayı içmez oluyorsunuz. Böyle bir tablo varken siz bir diyetisyen, bir ilaç firması, ilaç firmalarıyla ilişkisi olan bir doktor ya da meşrubat firması olsaydınız ne düşünürdünüz?

Canan Hanım`ın kitaplarının yayınlandığı tarihten sonra lütfen patates ve pirinç tüketimine bir bakın.

Acaba ne kadar azalmış?

Siz üretici olsaydınız ne yapardınız?

Saygılar.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>