Karatay Diyeti Kitabı Oku - Canan Karatay
Canan Karatay

Geri git   Canan Karatay > Canan Efendigil Karatay Destek Forumları > Karatay Diyeti

Like Tree2Beğeni
  • 2 Yazan Editör

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24.04.13, 01:48   #1
Administrator
 
Üyelik tarihi: 24.04.13
Mesajlar: 64
Standart Karatay Diyeti Kitabı Oku

  
Resim Ön izlemesi


M. Canan Efendigil Karatay, ömrünün 50 yılını hekimlik hizmetine adamış, birçok ünlü isme hocalık yapmış, değerli bir kardiyoloji profesörü.

Prof. Dr. Canan Karatay Efendigil Türkiye‟de ilk kez uyluk artar damarı yoluyla koroner anjiografi yapan kişi; yani işin duayenlerinden biri.


Yıllarca Dünya‟nın Avusturalya haricindeki 4 kıtasında ünlü kalp merkezlerinde hekimlik yapmış.


Canan Hoca‟yi birçok kardiyologdan ayıran önemli bir özelliği var.

Hocamız onlar gibi kolesterol masallarına inanmıyor.


Türk insanının sağlığı için hiç kimsenin söylemeye cesaret edemediği konulara bilimsel gerçekler ışığında açıklık getiriyor.


Halen İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Anabilim Dalları‟nda Öğretim Üyesi olan Prof. Karatay, kilo vermenin ABC‟sini öğretirken, yıllardır cevabı merak edilen, zayıf kalmanın sırrını‟ da açıklıyor. Bültenimizin bu sayısında Karatay Diyetini tanıtan iki yazıyı ve Canan hoca ile yapılan bir söyleşiyi bulacaksınız.



Taş devri Diyeti ile birçok ortak özellik taşıyan Karatay Diyeti kitabını mutlaka okuyunuz.

Karatay Diyeti;
Diyetin Doğrularını Alt Üst Eden Karatay Diyeti. Yıllarca kilo vermek için uyguladığımız diyetler ve diyetin doğru bildiğimiz yanlışları ile bir türlü kilo vermeyerek açlık çekerek stres içinde yaşamamıza sebep oldular.
Şu yasak bu yasak kibrit kutusu peynir 1 adet salatalık bir dilim kepekli ekmek kelimelerinde bıkanlar size müjdeler olsun. Prof. Karatay‟ın Karatay Diyeti adlı kitabında bazı diyet ve beslenme kabuslarına son vermektedir.
Senelerce doğru bildiğimiz şeyler yanlış ve yanlış ve zararlı bildiğimiz şeylerin de bilindiği gibi olmadığını belirtiyor.


Farklı beslenme ve diyet uzmanlarından yıllardır az az ve sık sık yiyin nasihati dinliyoruz. Bu „uzmanlar‟ çoğunlukla Amerika‟dan „ithal‟ ettikleri diyetlerin virgülüne dokunmadan Türk insanına sunuyorlar.
Sonuçsa hüsran oluyor! Diyet reçetelerini uyguluyor, diyet ürünler yemeye özen gösteriyor, hatta çoğu zaman aç kalıyoruz. Tüm çabalarımızın sonunda bir miktar kilo veriyor ama fazlası ile geri alıyoruz.

Mucize olarak önümüze sunulan diyetlerin balonu kısa sürede patlıyor, yerine bir yenisi geliyor. Ancak ne enteresandır ki, diyet konusu yaz kış demeden hep gündemde kalıyor; halkımız da zayıflayacağına giderek şişmanlıyor.
Ülkemizdeki en büyük sağlık sorunlarından biri aşırı şişmanlık ve obezite. Bu sorunların sebep olduğu hastalıklar ise karaciğer yağlanması ile başlayıp, diyabet, hipertansiyon, kalp krizi, felç, inme, Alzheimer, erken bunama,
kronik artritler, bel ağrıları, fibromiyosit, polikistik meme hastalığı, erken adet görme, polikistik over sendromu ile devam ediyor ve kanserle son buluyor!


Peki, bu hastalıkların hiçbirinin genetik olmadığını ve önlenebilir hastalıklar olduğunu biliyor muydunuz?
Tüm bu hastalıklardan korunmanın, sağlıklı bir şekilde zayıflayarak, daima zayıf, dinç, enerjik ve mutlu yaşamın aslında ilkokuldaki ABC harflerini çözmek kadar kolay olduğunu söylesek kulaklarınıza inanır mısınız?

Kolesterolün aslında mutluluk hormonu, stres hormonu ve seks hormonlarının besin kaynağı, yani insan hayatı için „can simidi‟ olduğunu söylesek dünyanız tersine dönmez değil mi?


Ya tereyağlı pastırmalı yumurtayı özgürce yiyebilirsiniz desek, kuruyemişler kilo aldırmıyor aksine kilo verdiriyor desek?

Aslında yağ depolamanın asıl kaynağı yıllardır bize öğretilen bu yanlışlar desek hayrete düşmezsiniz değil mi?

Prof. Dr. M. Canan Efendigil Karatay, mesleğe 50 yılını vermiş değerli bir hekim. 4 farklı kıtada hekimlik yaptı, gezdi, gördü, farklı ülkelerin beslenme alışkanlıklarını gözlemledi. Sonuçta Türk insanı için „en uygun‟, „en iyi sonuç‟ veren diyeti geliştirdi.


Yıllardır yasaklanan, kokusunu özlediğimiz sağlıklı gıdalarımızı da (kırmızı et, balık, süt, peynir, yoğurt, tereyağı, yumurta, pastırma, kuru fasulye ve turşu, sebze ve meyve, kuruyemişler) bilimsel gerçeklerle serbest bırakıyor.
Bu kitap, klasik bir diyet Kitabı değil. „1 kibrit kutusu peynir‟, „ „iki yemek kaşığı fasülye‟ gibi anlamsız ölçülerle insanları strese sokmuyor. Karatay Diyeti bir yaşam biçimi.

Pastırmalı tereyağlı Karatay diyeti
;
Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay pek çoğumuzun doğru sandığı beslenme şeklinin aslında yanlış olduğunu söylüyor. Soyadını taşıyan diyetiyle konuşulan Karatay “Sofranızda yumurtaya, cevize, tereyağına, kırmızı ete yer açın” diyor
KİLO vermek istiyorsunuz ya da kolesterol değerleriniz yüksek. Bu durumda beslenme şeklinizi değiştirmeniz şart. Elinizdeki listeye bakıyorsunuz: Kırmızı et yasak! Yumurta yasak! Yağlı peynir, süt, yoğurt, tereyağı yasak! Fındık, fıstık, ceviz, badem yiyebilirsiniz ama sınırlı sayıda. Yediğiniz peynir bir kibrit kutusunu geçmemeli. Ekmeğiniz tam buğday olmalı. Bol bol meyve, taze sıkılmış meyve suları, light etiketli ürünleri tüketmek serbest! Aman ha, ara öğünleri sakın atlamayın.

Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Karatay Diyeti adlı kitabında bütün bu saydıklarımızın yanlış olduğunu söylüyor.

Tüm dünyayı tehdit eden obezitenin yağların yasaklanması, karbonhidratın ise aşırı tüketilmesinden kaynaklandığı hatırlatan Karatay‟la sağlıklı beslenmenin temellerini konuştuk.

Kolesterol fazla kilolu ya da yaşı ilerlemiş kişilerin kabusu. Kolesterol seviyesi yüksek olanlar birçok gıdadan mahrum bırakılıyor. Özellikle kalp hastalıklarının nedeni olarak gösterilen kolesterolün hastalık sayılmasının yanlış olduğunu belirten Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, nasıl beslenirsek beslenelim vücudumuzun her gün iki bin 500 mg kolesterol ürettiğini anlatıyor. Karatay hayatta kalmamızın en önemli nedenlerinden birinin vücudumuzdaki kolesterol olduğunun altını çiziyor: “Beynin
yüzde 90‟ı kolesterolden oluşur. Sinir sisteminde kolesterol olmazsa ileti olmaz. İyi ya da kötü kolesterol diye birşey de olmaz. Vücudun en önemli antioksidanıdır kolesterol, vücudunuzda toksik bir madde varsa onu yok etmek için üretilir.”


Yumurtayı yasaklamak cinayettir.
Kırmızı et, yağ, yumurta özellikle kolesterolü yüksek kişilere önerilmez. Karatay bu gıdaların değil asıl şeker ve karbonhidratın zararlı olduğunun altını çiziyor: “Kırmızı eti yasaklayan Amerikan diyet listeleri. Çünkü ABD‟deki kırmızı etle bizim yediğimiz arasında büyük fark var.



Oradaki hormonla büyütülmüş sığır!


Onlar kuzu, koyun, dana bilmezler.



Koyun, kuzu eti en sağlıklı etlerdir ama hayvanlar hür dolaşıyorsa… En sağlıklı yağlar soğuk baskı zeytinyağı ve doğal köy tereyağıdır. Örneğin Trabzon yağı… En tehlikelisi ise Omega 6, kanserojendir ve maalesef ayçiçeği, mısırözü ve margarin gibi bitkisel yağlarda bolca bulunur. Çiftlikte koşup oynayan, börtü böcek yiyen, hür tavuk yumurtası hiç zararlı değil. Bu açıdan yumurta yasaklamak kadar büyük bir cinayet yok!”

Pişirme tekniğinin de çok önemli olduğunu hatırlatan Karatay, tehlikeli trans yağların pişirme sırasında ortaya çıktığını vurguluyor: “Etin kızartılması veya şinitzel olarak servis edilmesi tehlikelidir. Örneğin hamsi çok sağlıklıdır ama onu mısır ununa bulayıp kızartırsanız kanserojendir. Mısırözü veya ayçiçeği yağı yüksek ısıda bozulur ve trans yağa dönüşür. Oysa zeytinyağı ve tereyağı ısıya dayanıklıdır.


Yumurtayı kavurduğunuz zaman ya da çok katı haşladığınız zaman zararlıdır. Sarısının etrafı yeşile dönüşür, ağızda un gibi dağılır.


Yumurtayı tavaya koyup biraz zeytinyağı veya saf tereyağıyla karıştırıp üstünü kapatır, kendi buharında pişmeye bırakırsanız bol bol yiyebilirsiniz.”

Ara öğünlere gerek yok;
Karatay, meyve suları ve ekmeğin her türünün kilo vermenin önündeki en büyük engel olan insülin direncine neden olduğunu anlatıyor.

Meyve ve meyve sularının barındırdığı früktozun (meyve şekeri) çok tehlikeli olduğuna da değinen Karatay her türlü hazır gıdanın früktoz içerdiğini söylüyor.

Karatay pekmez, bal gibi sağlıklı sanılan gıdaların da insülin direncini başlatıp sürdürdüğünü hatırlatıyor: “İnsülin direncini başlatan şey hareketsizlik.


Üstüne meyve yemek, üstüne ekmek, simit, baklava, börek yemek. Herkes akşam yemeğinden sonra televizyonun karşısında iki tane portakal, iki tane elma, bir tane muz yiyip yatağa giriyor.


Eğer kilo vermek istiyorsanız vücudunuzun leptin salgılamasına izin vermelisiniz. Çünkü insülin hormonu yağları biriktirir, leptin de eritir. „Sık sık yiyin‟ diyor, ara öğün öneriyorlar.



Oysa ağzınıza bir şey attığınızda insülin salgılanıyor. Evet metabolizmanız çalışıyor, hızlanıyor ama yağları eritmek için değil depo etmek için! İnsülin yüksek kaldığı sürece kilo vermenize ihtimal yok. İnsülin direncini kırmak için sağlıklı yağlar tüketilmeli.



Zeytinyağı, tereyağı ve balık yağı dediğimiz Omega 3. Ancak balık yağı çabuk bozulur, bu yüzden mutlaka yüksek bir antioksidanla alınmalı. Örneğin bir avuç taze böğürtlen, ahududu, çilek, kiraz ya da yaban mersini…”

Ekmekten vazgeçebilirsiniz;
KARATAY “Ekmeği hayatınızdan çıkarın” deyince şaşırıyoruz. Belki diğer öğünleri geçiştirebiliriz ama kahvaltı ekmeksiz olur mu hiç? Karatay bunun mümkün olduğunu
söylüyor: “Sabah kahvaltısında iki yumurtayla yapılmış omlet, avucunuz kadar peynir. Diyet olmayacak ama tansiyonu yüksek olanlar suya koyup tuzunu alabilir. Bunların yanında ince belli bir çay bardağı ceviz yiyebilirsiniz ekmek yerine. Bana gelen hastalar „Ekmek yemezsek B vitaminini nereden alacağız?‟ diyorlar. Fındık, fıstık, ceviz bunlarla dolu. „Her gün iki, üç ceviz yiyorum” diyorlar. İki ceviz 80 kiloluk insanın nesine yarar ama onun yerine sekiz dilim ekmek yiyor. İşte terslik burada. Çeviri diyet listelerinde zeytin yer almaz çünkü adamların memleketinde zeytin yok. Bir tek kokteyl zeytinini biliyorlar.



Sabah kahvaltısında 9-10 isterseniz 20 tane zeytin yiyebilirsiniz. Pastırma en sağlıklı et çünkü kurutulmuş. Kahvaltıda rahatlıkla pastırmalı yumurta yiyebilirsiniz. Böyle bir kahvaltı yaptığınızda size iki öğün bile yeter. Eğer bir şeyler yedikten iki saat sonra acıkıyorsanız o zaman sorun var! Zaten kilo vermenin karşısındaki en büyük korku da açlık korkusu. Düşük glisemik indeksli gıdalar açlığı önlüyor. Siz her öğün arasında 3-4 saat verdiğinizde leptin hormonu devreye giriyor, yağlarımızı ara öğün olarak kullanıyor ve böylece kilo veriyoruz.”

Her akşam 20 dakika kolbastı;
HIZLA artan obezitenin nedenlerinden birinin de hareketsizlik olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay her gün en az 20 dakika yürünmesi gerektiğini belirtiyor: “Her gün yapamıyorsanız haftanın beş günü yürüyüş yapın. Eve geç geliyorsanız eşinizi alın karşınıza, beraber dans edin. 20 dakika boyunca ister kolbastı yapın, ister vals, ister çayda çıra.



Yemekten sonra televizyonun karşısına oturup kucağımıza meyveyi alıyoruz. Bu yanlış! Akşam saat 20.00‟den sonra leptin üretilebilmesi için yemek yememeli, sadece su içmelisiniz. Adetlerimiz gereği akşamları misafirliğe gidiyoruz, davetler oluyor. Böyle bir durumda da yatmadan önce 20 dakika yürümelisiniz. Yiyerek aldığınız enerjiyi kullanın ki leptin salgılanması mümkün olsun.”

Dilek Kul ve Kalemiyejane bunu beğendi.
Editör isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25.04.13, 01:16   #2
Junior Member
 
Dilek Kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.04.13
Mesajlar: 2
Standart

Çok faydalı, teşekkürler canan hanım iyiki varsınız...
Dilek Kul isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.04.13, 16:55   #3
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 25.04.13
Mesajlar: 3
Standart

bu diyette
acaba sarı ve beyaz leblebi varmı
zeray isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.09.13, 22:24   #4
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 24.09.13
Bulunduğu yer: Bakü
Mesajlar: 1
Standart

Cok mantikli insallah faydasi olur
Lacin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yorum Yap!
Etiketler
karatay diyeti kitabı indir, karatay diyeti kitabı oku, karatay diyeti kitabı pdf, karatay diyeti kitabı pdf indir, karatay diyeti kitap indir

Seçenekler
Stil


ÖNEMLi BiLGiLENDiRME YARARLI LiNKLER CananKaratay.net
Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz konuları bize iletişim sayfasından bildirdiğiniz takdirde en kısa sürede konular hakkında gerekli işlemler yapılacaktır. Önemli Not: Please Report Abuse, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact Us. Son Haberler
Karatay Diyeti
Öneriler ve Tavsiyeler
Powered by vBulletin® Copyright ©2013